Erasmus Bölüm 2 - Freiburg ve İlk İzlenimler

- 5 mins

5-6 aylığına, hiç görmediğiniz, alışık olmadığınız, dilini bilmediğiniz bir şehirde yaşamak başta çok ürkütücü geliyor. Açıkçası şehre adımımı atana kadar gergindim. Ancak düzen kurulmaya başladıkça insan rahatlıyor.

Vize alma ve evrak hazırlıkları hakkında bir yazı yazmıştım. Bu yazıda da sonraki süreç hakkında izlenimlerimi paylaşacağım.

Vizeli pasaportumu 1 Ekim‘de teslim almıştım. 6 Ekim‘deki uçağa kadar Erasmus sözleşmesi, banka işlemleri ve valiz hazırlıklarıyla zaman geçirdim.

Ankara - Basel

6 Ekim! Büyük gün geldi çattı… Sabah 10.20 gibi Esenboğa Havalimanı’a gittim. İlk önemli aşama valizlerdi. Bagaja verdiğim valiz 20.400 gram geldi, normal şartlar altında 20 kg’lık sınır aşıldığında ek ücret uygulanması gerekli fakat 21 kg’a kadar genelde sorun yapmıyorlarmış. (Teşekkürler Pegasus!)

Basel’de havalimanına yaklaştıkça seyir zevki yükseldi. İsviçre’yi ilk fırsatta gidip gezmeyi planlıyorum.

Erasmus

## Basel - Freiburg

Freiburg’da havalimanı olmadığı için 6 Ekim akşamında Basel-Mulhouse EuroAirport’a indim. Bu hava limanı üç şehrin kesişiminde yer alıyor. Basel – Freiburg arası yaklaşık 75 kilometre.

Ulaşım için otobüsler ve tren mevcut. FlixBus otobüs firması ile hava limanından Freiburg merkeze gidiş fiyatı 20 €. Aslında BlaBlaCar’dan biri ile anlaşmıştım fakat saatte anlaşamayınca iptal etmek durumunda kaldım. Eğer uygun bir zaman seçilirse BlaBlaCar ile 3-4 € gibi cüzi bir ücrete aynı yolu kat etmek mümkün. Veya bir diğer yol da otobüsle Basel merkeze 2.5 €’ya gidip, oradan Freiburg’a 7 € ile geçerek tüm seyahati 9,5 €’ya bitirmek.

Freiburg Hauptbahnhof’a geldikten sonra 4 numaralı tram vasıtasıyla yurda doğru yöneldim. Her ne kadar küçük bir şehir olsa da ilk ayak basışta çok büyük ve karmaşık görünüyor.

İlk Gün

Yurda geldiğimde yurdun international tutor’u karşıladı. İlgili evrak işinin ardından yurt odasını tanıttı. Odada ilk etapta hiçbir şey yoktu. Ne bir bardak, ne bir bez, ne bir sabun, ne bir tuvalet kağıdı. Allah razı olsun birer yastık ve yorgan koymuşlar. :)

Ertesi gün ilk iş koşarak IKEA’ya gitmek oldu. Şans eseri yurda oldukça yakın, 25 dakika yürüme mesafesinde. Hemen gerekli şeyleri aldım.

Erasmus

Normal şartlar altında Türkiye’de IKEA pahalı sayılabilir. Ancak burada gerçekten çok uygun fiyatlara sahip. Ekonomik kıyaslamaları 6. bölümde yapacağım.

Bu görseldeki ürünlerin hepsine toplamda 19 € ödedim. Tava 6 €, tencere 6 €, üç bardak, iki kaşık, iki çatal, iki bıçak, iki kase, iki tabak hepsi tanesi 50 cent.

Akabinde sıra market alışverişine gelmişti. Yüklü bir alışverişin ardından nihayet yaşanabilir bir yurda kavuşmuş oldum.

Kayıt İşlemleri

Erasmus öğrencisi olarak buraya yerleşildiğinde yapılması gereken bazı işlemler var.

  1. Rektörlükte dönemlik harç ücretini yatırdım. Dönem başına Erasmus öğrencileri için 78 €. Normal dönemler için 145 €.

  2. Öğrenci İşlerinin hemen yanındaki AOK Student’ta AT11 belgesi ile Almanya’da geçerli olan sağlık güvencesinin bir kopyasını aldım.

  3. Nüfus müdürlüğünde adres kaydımı yaptırdım.

  4. Öğrenci İşlerinde üniversite kaydımı yaptırdım. Bu işlem sonunda bana StudienBuch isimli bir kitapçık verildi. Öğrenci kartım gelene kadar bunu kullanabileceğimi söylediler.

  5. Bu StudentBuch bir hayli önemliydi çünkü o olmadan Semester Ticket yani dönemlik tram bileti alınamıyor. Ve bu bilet olmadan trama her binişte 2.30 € gibi bir tutar ödemek gerekiyordu. Kitapçığı temin ettikten sonra koşarak Hauptbahnhof’un oradaki DeutscheBahn ofisinden dönemlik biletimi aldım.

Bu biletin fiyatı 89 € ve tam 6 ay boyunca geçerli. Aylık yaklaşık 15 €’ya tekabül ediyor ve sınırsız biniş hakkı sağladığı göz önünde bulundurulduğunda gerçekten muazzam bir şey.

Tüm bu işlemleri 10 Ekim tarihinde tamamladım. 14 Ekim’de ise ders kaydını gerçekleştirdim.

İlk Haftalar

Yeni bir şehir. Yeni bir ülke. Bilmediğiniz bir dil. Aşina olmadığınız bir kültür. İnsan ilk başlarda sürekli sorguluyor. Ben neredeyim? Neden geldim? Şimdi ne yapmalıyım? İlk başlarda garipsemek doğal. Markete giriyorsunuz, kasiyer sizi “Hallooo!” diyerek sıcak bir gülümsemeyle karşılıyor, “Tschüüss!” diye gülümseyerek uğurluyor. Trendeki görevliden, mağazadaki satış temsilcisine; öğrenci işlerindeki çalışanlardan, polislere neredeyse herkes İngilizce biliyor. Trafikte yola adım atıyorsunuz, arabalar durup yol veriyor. Her tarafta bisiklet yolları ve bisiklet süren insanlar var. Yaşlı yaşlı insanlar bisiklet sürüyor. Sigara kullanım oranı çok düşük. Tramdan inerken herkes bekleyip yol veriyor. Ufak bir kaza olsa hemen “Oh entschuldigung” diyip kibarca uzaklaşıyorlar. Her yer yemyeşil, caddeler parklar bakımlı. Tramlar trenler otobüsler dakikası dakikasına işliyor. Bu şok birkaç hafta sürse de bir noktadan sonra her şeye alışmış buluyorsunuz kendinizi.

Ekim başında 25 derecelerde Ankara’da şort tişörtle gezerken, bir anda Almanya’nın 10 derecelik rüzgarlı havasıyla karşılaşınca insan başta afallıyor. Sonra buna da alışıyor tabii.

Simkart

Şehre dair beni hayal kırıklığına uğratan şeylerden birisi mobil operatörlerdi. Şehirde, merkez dahil çoğu yerde kuvvetli sinyal almak güç. Hatta öyle ki telefonla konuşurken iki bina arasına girdiğinizde arama sonlanabiliyor. Binalarda neredeyse hiç çekmiyor.

Ön ödemeli ve hesaplı olduğundan ALDI’den simkartımı temin ettim. (ALDI bir market, BİM gibi :) )

300 dakika + 300 SMS + 750 MB internet için aylık 8 € ödüyorum.

Çöpler ve Geri Dönüşüm

Yurda yerleşmemin birkaç hafta sonrasında tüm yurt sakinlerine gönderilmiş olan bir email aldım. Çöp atarken daha özenli olunması isteniyordu. Bu emailin ardından araştırmaya başladım ve oldukça etkileyici sonuçlar elde ettim.

Almanya’da çöpler 5 farklı kategoriye ayrılıyor: kağıt, ambalaj, cam, artık çöp ve biyolojik atıklar. Cam atıklar da kendi içerisinde 3 kategoriye ayrılıyor.

Tüm bu bilgileri içeren farklı dillerde kataloglar hazırlamışlar. (TürkçeİngilizceAlmanca)

2013 verilerine göre Almanya, %65 oranında geri dönüşüm sağlayarak dünyada 1. sıradaymış.

Erasmus

Aşağılarda bir yerde ülkemizin geri dönüşüm oranını görmek de mümkün.

Tüm seri

Burak Ekici

Burak Ekici

Software Engineer, iOS Developer

comments powered by Disqus
rss facebook twitter github youtube mail spotify lastfm instagram linkedin google google-plus pinterest medium vimeo stackoverflow reddit quora quora